Sıkça Sorulan Sorular

1NEDEN SKOLYOZUM VAR?

Tüm skolyozların %80'i idiopatik skolyozdur ve bu skolyoz genellikle 10-12 yaşları arasında gelişir. Adet başlamasına yakın dönemlerde hızlı bir ilerleme periodu olabilir. Eğer 10 yaş üzeri iseniz ve tanımlanmış hiç bir hastalığınız yok ise ve ağrınız da yok ise, muhtemelen idiopatik skolyozunuz vardır. Ebebeynlerinizi sakinleştiriniz onlar idiopatik skolyoza sebep olacak bir şey yapmış olamazlar.

2 YAŞIM 22 VE SKOLYOZUM VAR KORSE KULLANMAK ISTIYORUM. NE YAPABİLİRİM?

Korse tedavisi uygun endikasyonda ve uygun şekilde kullanıldığı zaman ameliyat olma riskini ortadan kaldırabilen bir tedavi yöntemidir ama mucizeler yaratmaz.. Omurga esnek iken kullanılır ve teorik olarak buyüme durduğunda korse kullanma süresi de dolar. Bunun anlamı şudur; kızlarda 16-17, erkeklerde 17-18 yaşından sonra korse kullanmanın tıbbı açıdan bir anlamı yoktur.

3 SKOLYOZ NEDİR?

Skolyoz kelime kökü yunancadan gelen ve ?eğik-yamuk? anlamını taşıyan bir terimdir. Tıpda ise bu terim. omurga eğriliği ile giden hastalığı tanımlamak için kullanılır. Arkadan bakıldığında omurganın düz olması gerekir. Skolyozda arkadan bakıldığında hastanın sırt ya da belinde normalde olmaması gereken eğrilik farkedilir. Skolyozun az bir kısmının sebebi bellidir. Doğuştan gelen vücut anormallikleri skolyoza sebep olabilir. Ancak bunlar sıklıkla daha küçük yaşlarda (7 yaş ve öncesi) şikayet yaratırlar ve bulgu verirler. Olguların %80?nine yakın bir kısmında ise skolyoz?un nedeni bilinmez. Yani cocuklarda doğuştan gelen vücut anormallikleri yoktur , aksine son derece sağlıklıdırlar. İlginç olarak da ocuklarda ?ağrı? da dahil hemen hemen hiç şikayet yoktur. Bu olgular nedeni bilinmeyen skolyoz (idiopatik skolyoz) olarak anılırlar ve hastaların büyük çoğunluğunu oluştururlar.

4 NASIL TANIRIM?

İdiopatik skolyozu tanımak hekim için kolaydır. Belirgin bir şikayet olmadığı için sıklıkla hekime başvuracak bir neden olmaz. Çocuk kendisindeki deformiteyi genellikle fark etmez ve sıklıkla bir aile bireyi ya da bir arkadaşı ?Sırtındaki hafif kamburluğu? ?omuzlarından birinin biraz düşük olduğunu? ?kürek kemiklerinden birinin hafif çıkık olduğunu? fark eder ve genellikle bundan sonra hekime başvurulur. Ya da başka bir nedenle çekilmiş omurga grafilerinde tesadüfen bulunur. Tanımak için grafi ile değerlendirmek kuraldır. Ancak öne eğilme testi dediğimiz test sırtın asimetrisini değerlendirmede kullandığımız çok basit bir uygulamadır ve bu konuda fazlasıyla bilgi verir. Bu testde cocuk dizlerini kıvırmadan, öne doğru kollarını sarkıtarak eğilir. Önden ya da arkadan bakıldığında sırtta farkedilen asimetri omurga eğriliği açısından pozitif bir bulgudur. Bununla birlikte ayakta dururken kolların gövdeden aynı uzaklıklarda durmaması kolay gözlenen ancak önemli bir bulgudur.

5 NEYİ YANLIŞ YAPTIK?

Ebebeynlerin genelde en çok rahatsızlık hissettikleri konu bu durumdan kendilerini sorumlu hissetmeleri ve bir şeyi yanlış yaptıklarını düşünmeleridir. Bu hastalığın sebebiyle ilgili bir çok çalışma yapılmış bir çok teori ortaya atılmış ancak hiç birisi ispatlanamamıştır. Hastalığın sebebi bilinmemektedir. Omurga gelişimi esnasında bu hastalığı başlatan herhangi bir faktör gösterilememiştir. Bu nedenle ebebeynlerin bu süreci etkileyebilmeleri mümkün değildir.

6 GEÇ Mİ KALDIK?

Bu hastalık genellikle ileri evreye gelmeden hekime başvurulur. İleri evreden kasıt eğriliğin 40 derece ve üzeri olduğu, vücut dengesinin bozulduğu ve omurganın sertleşmeye başladığı 17 yaş ve üzeri olgulardır. Ancak hemen hatırlatmak gerekir ki olguların çok büyük bir kısmı ilerlemez.

7 RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

Hastalığın tanısı konduktan sonra takip edilmesi gerekir çünkü eğriliğin artma riski vardır. Eğriliğin artması açısından en büyük risk faktörü çocuğun omurga büyümesinin tamamlamasına kalan süredir. Başka bir deyişle 17 yaşına yaklaşıldıkça eğriliğin ilerleme riski azalır. Diğer bir risk faktörü ise hastanın kız olmasıdır. Kızlarda da erişkinliğe yaklaştıkça risk azalacaktır ve bunu takip etmenin en kolay yolu adet döneminin başlamasından sonra geçen zamandır. Adetten sonra 3 yıl veya daha fazla süre geçen kızlarda ilerleme olasılığı oldukça azalır. Erkeklerde eğrilik daha az oranda ilerler. Bir diğer faktörde ilk saptandığında ölçülen açıdır. İlk ölçülen açı ne kadar yüksekse eğriliğin o kadar fazla oranda tedaviye ihtiyacı olacaktır.

8 GEBELİKTE SKOLYOZUN ETKİLERİ NELERDİR?

Sıklıkla kızlarda gözlenen bir hastalık olduğu için gebelikle skolyozun birlikteliği de sıkça sorulan bir sorudur. Bu konuda ABD ve Avrupa kaynaklı iki geniş çalışma vardır. ABD kaynaklı çalışmada skolyozla gebeliğin bir ilişkisi olmadığı evlenme ve çocuk doğurma oranının skolyozsuz kadınlarla benzer olduğu bildirilmektedir. Avrupa kaynaklı çalışmada ise skolyozun gebelik süresince bir miktar ilerleyebileceği. Eğer doğum yapılacaksa bunun 25 yaş sonrası yapılmasının daha uygun olacağı belirtilir. Füzyon ameliyatı olmuş hastalarda ise gebelikle skolyoz arasında bir ilişki yoktur.

9 SKOLYOZ AMELİYATI SONRASI OKULA NE ZAMAN BAŞLAYABİLİRİM?

Skolyoz ameliyatlarında kullandığımız sistemler geliştikçe hastaların korse ve yatak istirahati süreleri kısalmıştır. Adölesan idiopatik skolyoz hastaları ameliyattan yaklaşık üç hafta sonra okullarına dönebilirler. Bu süreçte bedensel aktiviteler (örneğin beden dersi vb.) kısıtlanmalıdır. Ancak bunun dışındaki okul faaliyetlerine katılabilirler.

10 BÜYÜK KIZIMDA SKOLYOZ VAR. DİĞER ÇOCUKLARIMDA RİSK VAR MIDIR?

Bunun cevabı maalesef evet dir. Skolyozlu bir kızımızın özellikle kızkardeşlerinde de skolyoz gelişme riski vardır. Bu kural olmamakla birlikte takip gerektiren bir konudur.

11 AMELİYATTA KULLANILAN METALLERİN İLERİDE ÇIKMASI GEREKİYOR MU?

Ameliyatta kullandığımız metaller titanyum alaşımlarıdır. Titanyum vücuda en uyumlu ve vücutla en az reaksiyona giren metaldir. Biz hiç bir zaman bu metalleri çıkarma amaçlı yarleştirmeyiz. Zira bu implanları çıkarmak, yerleştirmeye yakın büyük bir ameliyatı gerektirir. Büyüyen omurga ameliyatları dışında bu metaller nadiren çıkartılırlar.