Omurga Hastalıkları Hakkında

Omurga Hastalıkları Hakkında

İnsan omurgası diğer bir çok canlının omurgasından daha farklı bir dinamiğe sahiptir. Bu farklılığın temelini ise insanın iki ayak üzerinde yürümesi olgusu oluşturur. Bu tarz bir duruş özellikle omurga üzerine karmaşık yüklerin etkimesine neden olur. Kabaca şöyle bir genelleme yapabiliriz; omurganın en büyük düşmanı aslında yerçekimi gücüdür. Bir canlı yerçekimine karşı ne kadar iyi pozisyonunu alırsa omurgasını o kadar iyi korur.


Ana rahmi içinde ve doğumdan hemen sonraki omurga pozisyonumuz

Doğumdan sonraki erken dönemde omurgamız aslında bir bütün olarak kambur pozisyonundadır. Biz kamburluğa tıp dilinde kifoz diyoruz. Yani doğumdan hemen sonra omurganın genel pozisyonu her bölgede kifoz olarak ortaya çıkar. Bebek başınının kontrolünü elde ettiği zaman boyun bölgesindeki çukurluk oluşur (Lomber Lordoz).

Dört ayak üzerinde duran canlılarda boyun ve bel bölgesindeki çukurluklar oluşmaz. Bu canlıların omurları genel bir kamburluk halindedir ve aslında bizim ilk doğduğumuzdaki omurga pozisyonuna benzer. Bu kabaca roma köprüsü modelidir ve oldukça sağlam ve dıştan gelen etkilere dirençli bir duruşu vardır. Kifoz pozisyonunda omurların on tarafları sıkışarak aynı roma köprüsü tarzında sağlamlık sağlar.


Roma Köprüsü yapı olarak kambur bir omurgayı andırır.


Dört ayak üzerinde hareket eden bir canlının omurga dizilimi.

Halbuki iki ayak üzerinde yürürken, duruşumuz gereği omurga her yerden gelen yüklere karşı, özellikle de yerçekimine karşı daha savunmasızdır. Bu biyomekanik dezavantaj, etkilerini çok hızlı göstermez. Yaş ilerledikçe bu güçlerin etkileriyle omurga da belirgin bir yaşlanma olayını gözlemleriz.


Sağlıklı bir diskin görüntüsü.


Sıvısını kaybetmiş yüksekliği ve esnekliği azalmış, yaşlanmış bir disk görüntüsü.

Omurga yaşlanması kendisini bir çok farklı klinik durumla belli eder. Bel ağrısı tüm popülasyonda en sık rastlanan şikayetlerden birisidir. Beldeki yaşlanma olayı öncelikle omurlar arasında amortisör görevi gören disklerde başlar. Disklerdeki sıvı kaybı ile başlayan yaşlanma sürecinde omurganın esnekliği kaybolur. Yük dağılımı değişir ve omurgadaki eklemlerde kireçlenme başlar. Bu süreçte erken evrelerde siyah disk hastalığı ve bel fıtığı sıklıkla konan tanılar arasındadır. Daha ileri evrelerde kanal darlığı, bel kayması ve dejeneratif skolyoz olaya eşlik edebilir.

Omurga hastalıkları temelde;

- Dejeneratif (yaşlanmaya bağlı) omurga hastalıkları,

-Omurga tümörleri ve iltihapları

-Omurga deformiteleri (Skolyoz, kifoz) olarak üç grup altında incelenebilir