Hayat Kurtaran Kalkaneus Kırığı

Hayat Kurtaran Kalkaneus Kırığı

Başımdan geçen ilginç bir tecrübeyi paylaşmak istiyorum. Topuk kemiğinde (kalkaneus) ödem tanısı ile başvuran bir hastaya kısa bacak alçı ile ayağı dinlendirmeyi önermiştim. Ayak tarak kemiklerinde gelişebilen bu ödemin tam olarak ne olduğunu bilmiyoruz. Ancak temel mekanizmasını, bozuk ayak yapısına ve zayıflayan kemik dokusuna bağlı olarak kemiklerin yükü taşıyamayarak yetmezliğe gitmesi şeklinde kabul ediyoruz. Bu nedenle de alçı ile kemik üzerindeki yükü kaldırmak her zaman için en pratik ve etkili yöntem olarak benimsenir.

Bacaklardaki alçı uygulamaları doğal olarak hareketsizliğe, damarlarda kan göllenmesine neden olur. Nadiren de olsa korktuğumuz bir sonuç olarak göllenen kanda pıhtı birikebilir. Bu kan pıhtısı hayati organlara ulaşırsa hiç hesapta olmayan sıkıntılarla hastayı ve hekimi uğraştırabilir. Bu nedenle belli bir yaşın üzerindeki tüm hastalarda, eğer uygulanan tedavi hareketsizlik gerektirecekse kanın pıhtılaşmasını azaltacak ilaçların hastaya başlanması önerilir.

Yine hastamıza dönersek, ben de uyguladığım bacak alçısı sonrası hastaya kan sulandırıcı ilaç başladım ve üç hafta sonra kontrole çağırdım. Hastam 1 ay sonra bana geldi ve yüzünde farklı bir minnet duygusu vardı. Ayağında herhangi bir şikayeti kalmamıştı. Ancak daha da önemlisi alçıdan 15 gün sonra bir beyin felci (inme) geçirdiğini, başladığım kan sulandırıcı ilaç sayesinde bu dönemi sekelsiz ve çok hafif bir şekilde atlattığını ifade etti. Nöroloji hekiminin tabiriyle ‛başlanılan kan sulandırıcı ilaç hayatını kurtarmıştı‛. Bu durum çok şanslı bir tesadüftü ve beni çok mutlu etti. Hekimliğin en güzel yanlarından birisi sağlık verdiğiniz birinin mutluluğuna içten ortak olabilmektir.