Korse Tedavisi

Korse Tedavisi

Adölesan İdiopatik Skolyoz tedavisinde korse tedavisinin yeri cerrahi tedavi yöntemlerinin gelişmesi ile azalmaktadır, ancak yine de uygun hastalarda tercih edilen bir tedavi yöntemidir. Korse tedavisi, oluşan eğriliği mekanik olarak temas noktalarından orta hatta iten ve aynı zamanda omurgaya (traksiyon) asılma gücünü uygulayan bir prensiple çalışır. Bu temas noktaları leğen kemiği, koltuk altı, göğüs kemiği (sternum) ve eğriliklerin en çıkıntılı yerleridir. Eğriliğin yerleşim yeri boyna yakınsa kafayı da içeren ilave temas noktaları eklenir. Bu tarz uzun korseler 'Milwaukee' korsesi olarak anılırlar ve cihaz ile skolyoz tedavisinin tarihçesinde önemli bir yer tutarlar. Ancak günümüz şartlarında bu tarz bir korseyi kullanmak çocukta yaratacağı ruhsal travma açısından çok tercih edilmemektedir. Bu nedenle boyna yakın üst seviye eğriliklerinde hastalığı doğal seyrine bırakmak, ilerlerse cerrahi tedavi planlamak daha akılcı bir tedavi yöntemi olacaktır.

Daha aşağı seviyelerdeki eğriliklerde kıyafet içine giyilebilen ve çocuklar tarafından daha kolay kabullenilebilen korseler kullanıbilirler. Ben bu tarz korseleri hastalarda tercih ediyorum. 'Boston' korsesi adıyla bilinen bu korsele,r tepe noktası yedinci sırt omurunun altındaki, uygun açısı olan hastalarda kullanılabilir. Tedavi ilkesi olarak 20-35 derece arası eğrilikler korse tedavisi için uygun aday olarak kabul edilebilirler. 35 derecenin üzerindeki hastalara da teorik olarak korse uygulanabilirse de bu hastalarda cerrahi tedavi ihtimalinin yüksek olduğunu kabul etmek gerekir.

Korsenin kullanım süresi uzundur. Genel olarak korse tedavisi kızlarda adet başladıktan 3.5 yıl sonra sonlandırılır. Tedavinin aktif döneminde hastalar korseyi günde 23 saat kullanırlar ve sadece 1 saat temizlik için müsaade edilir. Bu tedavi yöntemi uzun ve zor bir tedavi yöntemidir ve en sık karşılaşılan sorun çocukların tedaviyi kolay kabullenmemesidir.