Ortopedinin Tarihçesi

Ortopedinin Tarihçesi

Günümüzde Ortopedi bölümü genel olarak farklı bir hasta grubunu anlatan ‘Travmatoloji’ ile birlikte anılır. Ortopedi içindeki Travmatoloji en kısa tabiri ile iskelet sisteminin yaralanmaları ile uğraşır. Gerçekten de Travmatolojide işler çoğu zaman daha nettir ve sebep sıklıkla trafik kazası düşme ya da ateşli silah yaralanmasıdır. Travmanın verdiği bir etki ve bunun sunucunda oluşan kırık çıkık ya da yumuşak doku hasarı vardır.

Ortopedi de ise hastalıkların çoğunun tam sebebi bilinmez. Bu nedenle sağaltımları ile ilgili yöntemler hep düzeltici işlemlerdir ama ana sebebe yönelik değillerdir. Bunu ‘ortopedi’ ismini öneklerine ayırırsak da anlayabiliriz. Latince de ‘Orto(orthos)’ tabiri doğrulma düzelme tabanından gelir. ‘Pedi(Pais)’ ise çocuk anlamındadır. Ortopedi genel manada ‘çocukları doğrultmayı’ amaçlayan bir bilim dalıdır ya da diğer branşlardan ayrılırken bu amaçla ayrılmıştır. Ortopedik hastalıklara skolyoz, doğuştan çarpık ayak vb. hastalıkları örnek verirsem tabirin neyi anlattığını sanırım daha iyi anlayacaksınız. Günümüz tıbbında ise bu spektrum çok genişlemiştir.

Ortopedi ile ilgili rahatsızlıkların eski tarihsel kayıtlar da olduğunu görüyoruz. Örneğin eski mısırlılardaki iskelet sistemi deformitelerinin çizimlerde mevcut olduğunu görmekteyiz. Bu tarz sayrılıkların insanlık tarihi kadar eski olduğunu düşünmek yanlış olmaz aslında.

Bu hastalıkların tedavileri tarih boyunca ihmal edilmiş, ya da sınıkçı tabir edebileceğimiz yöresel sağlık insanları tarafından değişik yöntemlerle tedavi edilmiştir. Bunların yanında kayıtlı tarih ile birlikte bu hastalıkların ve kemik kırıklarının tedavisi hakkında bazı tanımlamaların çok da yavaş olsa geliştiğini görmekteyiz.


Eski mısır kabartmasında. Ayaklardan önde olanın ince topuk yukarda durduğuna dikkat edin. Büyük olasılıkla çocuk felci sonrası gelişen ekinus deformitesi

Ortopedinin tıbbi ve bilimsel bir disiplin haline gelmesi 18. yy ortalarına rast gelmektedir. Bir Fransız hekim olan Nicolas Andry (1658–1742) 1741 yılında doktordan çok hasta yakınlarına yazdığı kitabında çocuklardaki deformiteleri ve tedavi yöntemlerini çizimlerle tanımlarken ilk kez Orthopédie tanımını kullanmıştır. Bu yüzden bu bilim dalının isim babası olarak kabul edilir. Aslında aynı dönemlerde iki alternatif isim daha ortaya çıkmıştır. Paedotrophia, çocuk büyütme- yetiştirme anlamında, Callipoedia güzel-çocuk anlamında benzer dönemde benzer durumlar için farklı yazarlar tarafından kullanılmışlardır.


Andry’nin 1741 yılındaki kitabında yer alan eğilmiş ağaç ve onu desteğe bağlayan sarmal daha sonraları ortopedinin simgesi haline gelecektir

Dr Andry’den sonra ortopedi ile ilgili hastalıkların tanısını ve tedavisini bir sistem içinde uygulayan ve Ortopedi biliminin (isminin değil) babası olarak kabul edilen Jean-André Venel (1740 – 1791) literatüre giren ilk pratik tanımlamaları yapan kişidir. İsviçreli bir hekim olan Venel 1780 de tarihin ilk ortopedi kliniğini açmıştır. Kliniğinde bir oda ortez ve cihazlı tedavilere ayrılmıştır. Omurga deformitelerinde asılma tedavisine bağlı tanımlamaları vardır.Skolyoz hastalarını gece yatakta traksiyon (asılma) gündüz korse uygulayarak tedavi etmiştir.


Jean Andre-Venel’ skolyoz tedavisinde kullandığı cihazlar

O dönemde Ortopedik hastalıkların tedavisi daha çok ısıtma, asılma masaj vb. işlemlerle ve düzeltici cihaz kullanımları ile yapılıyordu. Cerrahi işlemlerin daha yaygın hale gelmesi 19 yüzyıl ortalarına doğru olacaktır. Özellikle anatomik çalışmaların artmasıyla, deformitenin şekli anlaşılmaya başlamıştır. Bu süreç cerrahi yöntemlerin ve doğal olarak cerrahi aletlerin gelişmesini hızlandırmış ve Ortopedi bilimi belirgin olarak kendini diğer branşlardan ayırmaya başlamıştır.


1869 tarihli ilk üretilen kemik testeresi

19 yüzyıl ortalarında özellikle Fransız ve Alman hekimlerin ortopedi konusunda öncülük yaptığını görüyoruz. İtalyan anatomist Antonio Scarpa (1752 – 1832) nın çalışmaları cerrahi işlemler konusundaki gelişmenin ivme kazanmasını sağlamıştır19 yüzyılın sonlarına doğru basılı tıp kitaplarının ve dergilerin yaygınlaşmasına paralel olarak ABD başta olmak üzere birçok ülkeden hekim Ortopedi bilimine değerli katkılar vermiştir.

Yukarıda bahsettiğim 18 yüzyıl başlarında Avrupa’da belirmeye başlayan Ortopedi kavramından çok önce iskelet sistemi deformiteleri ve kırıklar farklı yöntemlerle tedavi ediliyordu. Osmanlı döneminin ünlü hekimlerinden Şerefeddin Sabuncuoğlu, (1385 - 1468) 15 yy döneminde önemli tıbbi kavramlar tanımlamıştır. Tıp camiasının en eski ve önemli kitaplarından birisini yazmıştır. Döneme ait birçok çizimle, hastalık tedavilerini tanımlamıştır. Bunların arasında çeşitli ortopedik ve travmatolojik hastalıklarda vardır.


1869 Şerefettin sabuncuoğlu’nun kitabından; omuz çıkığını yerine takma yöntemi

Daha eski dönemlerde yaşamış ve tıp tarihinin en ünlü isimlerinden birisi olan İngilizce literatürde Avicenna olarak bilinen İbn-i Sina (980-1037) kimine göre Türk kimine göre Pers kökenli bir hekimdir. Yazdığı birçok eser vardır ancak en ünlüleri Kitabü'ş-Şifa (İyileşme Kitabı) ile El-Kanun fi't-Tıb'dır (Tıbbın Kanunu). Tıbbın kanunu ortaçağ Avrupasında 1650 yılına kadar ders kitabı olmuştur.


İbn-i Sina’nın çizimi ile insan anatomisi